يُكَبِّرُ عَلَى كُلِّ شَرَفٍ ثَلاَثَ تَكْبِيرَاتٍ ثُمَّ يَقُولُ: لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ, لَهُ الْمُلْكُ, وَلَهُ الْحَمْدُ, وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ, آيِبُونَ, تَائِبُونَ, عَابِدُونَ, لِرَبِّنا حَامِدُونَ, صَدَقَ اللَّهُ وَعْدَهُ, وَنَصَرَ عَبْدَهُ, وَهَزَمَ الْأَحْزابَ وَحْدَهُ
(Yolculuktan dönüşte her yüksek yerde üç kez "Allâhu ekber" der, sonra şöyle der:) Allah'tan başka hak ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur; mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kâdirdir. Dönenler, tevbe edenler, ibadet edenler ve Rabbimize hamd edenleriz. Allah vaadini gerçekleştirdi, kuluna yardım etti ve toplulukları tek başına bozguna uğrattı.
Kaynak: Bukhari 7/163, Muslim 2/980.